Fransa’da gerçekleştirilen yeni ve kapsamlı bir araştırma, ülkemizde de yaygın olarak kullanılan gıda koruyucularının özellikle hazır ve işlenmiş gıdalar yoluyla tüketildiğinde diyabet riskini önemli derecede artırdığını ortaya koydu
Yüksek düzeyde gıda koruyucusu tüketimi tip 2 diyabet riskini %50’ye kadar artırabiliceğini gösteren çalışmada, uzmanlar taze ve az işlenmiş gıdaları tercih etmenin önemini vurguladı.
Özellikle son yarım asırda kullanımı artan, gıdaların raf ömrünü uzatmak için kullanılan gıda koruyucuları, tip 2 diyabet riskini artırabileceği ortaya konuldu. Şekerli içecekler, rafine karbonhidratlar, kırmızı ve işlenmiş etler ile fazla tuz tüketimi de bu riskleri yükseltiyor.
Koruyucular özellikle hazır yemekler, cipsler, şekerli atıştırmalıklar ve ultra işlenmiş gıdalarda bulunur. Bu gıdalar, daha önce yapılan araştırmalarda obezite, kalp hastalığı, kanser ve erken ölüm riskini artırdığı için sağlıksız olarak nitelendirildi.
Daha önce yapılan deneysel çalışmalar, bazı gıda koruyucularının hücrelere ve DNA’ya zarar verebileceğini ve metabolizma üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini savunuyordu. Ancak koruyucular ile tip 2 diyabet arasındaki bağlantı henüz kesin olarak kanıt olmadığından kesin bir kanıya varmak mümkün olmadı. Bu araştırma ise Tip 2 diyabet riski ile olan ilişkisini gösteren önemli bir çalışma oldu.
Araştırmacılar, koruyucu katkı maddeleri ile tip 2 diyabet arasındaki ilişkiyi incelemek için 100.000’den fazla Fransız yetişkinin diyet ve sağlık verilerini analiz etti.
Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, yüksek düzeyde koruyucu tüketen kişilerde tip 2 diyabet riski yaklaşık %50 artış gösterdi..
Dr. Mathilde Touvier, Fransız Ulusal Sağlık ve Tıp Araştırma Enstitüsü’nden beslenme uzmanı ve araştırma direktörü, “Bu çalışma gereksiz katkı maddelerini sınırlamanın önemini bir kez daha gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Araştırmada Koruyucuların Grupları:
- Antioksidan olmayanlar: Mikrobiyal büyümeyi engeller veya gıdaların bozulmasına yol açan kimyasal değişimleri yavaşlatır.
- Antioksidanlar: Oksijen seviyesini azaltarak gıdaların bozulmasını geciktirir.
Ambalajlarda bu katkı maddeleri genellikle E200–E299 (koruyucular) ve E300–E399 (antioksidan katkı maddeleri) kodlarıyla belirtilir.
2009–2023 yılları arasında katılımcılar, sağlık geçmişi, yaşam tarzı, diyet ve egzersiz alışkanlıklarını bildirdi ve tükettikleri endüstriyel ürünlerin marka ve isimlerini paylaştı.
Araştırmacılar 58 katkı maddesini belirledi ve bunlardan 17’sinin katılımcıların en az %10’u tarafından tüketildiğini tespit etti. Bu 17 katkı maddesinden 12’si, yüksek tüketimde tip 2 diyabet riskini artıran maddeler olarak öne çıktı.
Analizler katılımcıların tütün ve alkol kullanımını ve diyetlerinin besin değerlerini de dikkate aldı. Çalışma süresinde 1.131 yeni tip 2 diyabet vakası kaydedildi.
En çok koruyucu katkı maddesi tüketen kişiler, en az tüketenlere göre %47 daha yüksek diyabet riski taşıyordu.
Tip 2 diyabet riskini artıran 12 katkı maddesi:
- Potasyum sorbat (E202)
- Potasyum metabisülfit (E224)
- Sodyum nitrit (E250)
- Asetik asit (E260)
- Sodyum asetat (E262)
- Kalsiyum propiyonat (E282)
- Sodyum askorbat (E301)
- Alfa-tokoferol (E307)
- Sodyum eritorbat (E316)
- Sitrik asit (E330)
- Fosforik asit (E338)
- Biberiye özleri (E392)
Dr. Touvier, “Bu çalışma, gıda koruyucuları ile tip 2 diyabet arasındaki bağlantıyı inceleyen dünyadaki ilk çalışma olma potansiyeli taşımaktadır. Sonuçların doğrulanması gerekiyor; ancak mevcut veriler deneysel bulgularla uyumlu ve bazı maddelerin zararlı etkilerini destekliyor” dedi.








